Sitemiz de Paylaşım yapmak için Lütfen Üye Olunuz :) Tşk Ederiz.



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 K Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
n-ahiT
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
avatar

UYARI :
0 / 1000 / 100

AKTİFLİK :
100 / 100100 / 100

Ruh Halim :
Erkek Mesaj Sayısı : 229
REP : 3
DoğumTarihi : 14/03/96
Kayıt Tarihi : 29/06/10
Yaş : 21
Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: K Harfi   Cuma Ağus. 27, 2010 4:18 pm

K

Kable en temüti: Ölmeden evvel ölünüz.(Hadis-i şerif)(Alevi-Bektaşi yolunda bir ön koşul).

Kad: Boy.
Kada: Kaza kötülük yıkım ilenç.
Kadem Basmak: Ayak basmak varmak.
Kadem: Ayak. Adım. Metrenin üçte biri kadar olan uzunluk. Oniki parmak uzunluğu yarım arşın. Uğur.

Kadim: Ayak basan. Ulaşan varan. Devamlı.
Kadir Mevla: Gücü sonsuz Tanrı.
Kaf ü nun: Kün. Tanrı'nın yaratma eylemini başlatan ''kon'' (ol) buyruğunu anlatan ''k'' (kaf) ve ''n'' (nun) harflerinin birlikte söylenişi.

Kaf: Söylence ve masallara göre yerküreyi çevreleyen zümrüt dağ. Kafdağı. Kafda koymak: Mutluluğa esenliğe kavuşturmak.
Kafdan Kafa hükmetmek: Kafdağı'ndan Kafdağı'na; yer kürenin bir ucundan bir ucuna hükmetmek.

Kaftan: çoğu ipekli uzun süslü üst giysi.
Kail: Söyleyen diyen. Razı olmuş boyun eğmiş.
Kala: Kale hisar.
Kalem kaş: İnce düzgün kaş.
Kalım mı: Kalayım mı?
Kalıram: Kalırım.
Kalmışam: Kalmışım.
Kalmıyıp: Kalmamış.
Kalnğız: Kanmışız.
Kalu beli: Evet dediler.
Kalu: Dediler. Onlar söylediler (mealinde fiil).
Kam almak: Dileğe isteğe umuda kavuşmak.
Kam: Dilek İstek umut.
Kamaşma: Fazla ışık nedeniyle gözün bakamaz duruma gelmesi.
Kamaşti: Kamaştı.
Kame: Kama silah olarak kullanılan iki ağızlı iki ağzı da kesici uzun bıçak.
Kamer: Ay.
Kamet: Namaza başlama işareti namaz kılmak için okunan ezan. Boy boy-pos endam.
Kamu: Bütün.
Kan: Maden ocağı kaynak memba.
Kan'an: Kenan Ülkesi. (Adanmış Ülke. Dinsel kaynaklara göre Hz. Yusuf'un ülkesi. Batıda Akdeniz doğuda Şeris ırmağıyla sınırlıydı. Filistin ve Fenike'yi içine alırdı. Kenanlılar ülkeye İ.Ö. 9000'e doğru yerleşmiş Samiler idi. Mısır'dan çıkan İsrailliler İ.Ö.1200'e doğru Kenan ülkesini ele geçirdiler. İncil'e göre Tanrı bu toprakları İsrailliler'e adamıştır. Kenan ülkesi halk anlatılarında çoğunlukla Yusuf'la birlikte geçer. Bkz:Yusuf.]

Kanara: Büyük kaba budaklı ağaç.
Kançeri: Nereye kadar.
Kande: Nerede.
Kanı: Nerde nerede?
Kanlısı olmak: Ölümüne neden olmak.
Kapı: Kapı.
Kapısın: Kapısını.
Kapıyan: Kapma.
Kar: Etki.
Kara çalmak: 1. Suç yüklemek 2. Sürme çekmek.
Karabağır: Acılı yürek.
Karahal: Kara benekli bir av kuşu.
Karakoyunnu: Karakoyunlu Karakoyunlu Türkmeni.
Karakuş: Kartal türünden yırtıcı kuş.
Karal: Karar dayanç dayanma gücü.
Karayel: Karayel kuzeybatıdan esen soğuk rüzgar.
Karayer: Acun.
Kargış: İlenç.
Kasar: Üşenme tembellik etme. Boğazı tutup nefes aldırmayan bir zahmet. Çeker. Sıkar.
Kasr(kasır): Saray.
Katam: Katayım.
Katar katar: Sıra sıra.
Katar: 1 .Bir kervanı oluşturan dizi. 2.Göçmen kuşların göç dönemlerinde havada oluşturdukları küme dizi sıra.

Katarlaşmak: Göç dizisini oluşturmak.
Katib-ı dircan: Toplayıp yazan.
Katre: Damla.
Kavi: Dağlayan yakan yakıcı kuvvetli güçlü sağlam.
Kavil: 1. Söz. 2. Sözleşme anlaşma.
Kavl: Lakırdı söz sözde sözleşme.
Kavlince: Söze sözleşmeye uygun.
Kavvas: Oklu asker bekçi kapıcı.
Kaygu: Kaygı.
Kayıtmak: Dönmek geri dönmek.
Kaytarmak: 1. Geri çevirmek. 2. Geri dönmek.
Kazalağ kazalak: 1. Gündoğumunda bahçelerde ötüşen bir soy boz renkli küçük kuş. 2. Beyaz ve sarı tüylü gagası sarı ve siyah renkli bir cins yaban ördeği.

Ked: Boy.
Kefen kasar: Kefen sıkar.
Kehlan: Küheylan soylu Arap atı.
Kehlik: Keklik.
Keklik sekişli: Keklik yürüyüşlü.
Keklik seküşli: Keklik sekişli.
Kelam: Söz konuşma.
Kelam: Söz.
Kelam-ı kudret: Sözün gücü.
Keleş: Yiğit cesur.
Kelimullah: Tanrı buyruğu Kur'an.
Kem: Uğursuz kötü. Uygunsuz.
Keman: [kadınlarda] İnce düzgün kaş.
Kemarbast: 1. Yeni evlenen kızın beline bağlanan kuşak. 2. Hz. Ali'nin oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile birlikte on yedi yakınına taktığı söylenen ve kemeri simgeleyen kumaş.

Kemha: Bir cins ipek kumaş.
Kemter: Hakir itibarsız aciz zavallı kul köle.
Kend: Kent şehir.
Kendir: Kendir bitkisinden yapılma ip urgan.
Kerem: Asalet asillik soyluluk cömertlik el açıklığı lütuf bağış.
Kerem: İyilik bağış.
Kereyağı: Tereyağı.
Kergah: Gergef.
Kergef: Gergef.
Kesiret: (Kesret) Çokluk bolluk.
Keste peste: Aşağılık.
Kete: Bir tür çörek.
Kevn-i mekan: Varlık evren cihan.
Kevser: Cennette bir ırmak sonsuz soy sop (Hz. Muhammed'e ait). Sofiler kevseri ''irfan'' olarak düşünür.

Kez: defa kere.
Kezel: Kuru yaprak kuru güz yaprağı.
Khal: Ben.
Khına: Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen saç ve elleri boyamakta kullanılan toz kına.
Khonça: Armağan bohçası.
Khontkar: Hünkar
Kıl ü kal: Dedikodu.
Kılmak: Etmek eylemek yapmak.
Kır: Kül rengine çalan beyazla az miktarda siyahın karışmasından oluşan renk beğenilen bir at rengi.

Kırab: Tek renk ipek dokuma baş örtüsü.
Kırağ: Kenar kıyı. Sahil.
Kır-ha-kır: Kıyım.
Kırmızı: Altın.
Kıya bakmak: Yan bakmak.
Kıyamet: Kıyamet günü.
Kızıl: Kızıl parlak kırmızı renkli.
Kızınan: Kız ile.
Kimi: Gibi benzeri.
Kiraman katibi: İnsanların iki tarafında bulunup sevaplarını ve günahlarını yazan meleklerin adı.

Kirman Kuşağı: Kirman'da dokunan bir cins kuşak.
Kirman: İran'da Deştilüt'un güneyinde kurulu şehir. Güneydoğu İran'ın en büyük ticaret kavşağı ve önemli bir dokuma sanayii merkezi.
Kisb ü kar: Kazanç iş güç.
Kiş: Satranç oyununda en önemli taş olan Şah'ı isterken söylenen söz.
Ko: Bırak.
Kocalanmak: Kocamak yaşlanmak ihtiyarlamak.
Kocalık: Yaşlılık ihtiyarlık.
Kocalmak: Kocamak yaşlanmak ihtiyarlamak.
Koç kuzu hurcu: Koç katımı günlerinde çobanlara gönderilen şölen heybesi.
Koçağ: Koçak yiğit.
Koçmak: Kucaklamak.
Kofu: Evli kadınların başlarına giydikleri üzeri kadifeyle kaplı altın gümüş paralarla bezeli tahta başlık. 2. Üstü sargılı altın gümüş paralarla bezeli kadın başlığı fes.

Kokuşlu: Koku saçan.
Kolbağ-kolbağ: Bilezik.
Kolçağ-kolçağ: Kolluk zırhın kolu saran parçası.
Koma: Küme yığın.
Komalamak: 1.Kümelemek yığmak. 2. Kümelenmek yığılmak.
Komalanmak: Kümelenmek yığılmak.
Komayor: Koymuyor bırakmıyor.
Konağ: Konuk.
Konuşak: Konuşalım.
Kor: Kör.
Koryapalağ: Yarasa.
Koşa: Çift iki tane.
Kovmak: İzlemek avlamak için izlemek.
Koy: Yeter ki bırak bırakın.
Koynan: Koynuna.
Koyunnan: Koyun ile.
Köç: Göç.
Köçdü: Göçtü.
Köçüm: Göçüm göçeyim.
Köçüni: Göçünü.
Köçürim: Göçüreyim.
Köks: Göğüs. )
Kömegi: Sivri çadır biçiminde taş yığını.
Kömek: Yığın kalak küme doğal taş kümesi.
Kömergi: Sivri çadır biçiminde taş yığını.
Könül: Gönül.
Kör yapalağ - köryapalağ: Puhu kuşu baykuş.
Körpe: Yeni yetişmekte olan.
Körülenmek: Gürlenmek alazlanmak.
Köşmek: Göçmek.
Köynek: Gömlek göynek.
Köz: Kor ateş kor halindeki ateş.
Kubar: Toz.
Kuçmak: Kucaklamak.
Kuçmaya: Kucaklamaya.
Kudret Honu: Kudret sofrası.
Kudret lokması: Tevrat'a göre Tanrı'nın Sina çölünde İbraniler'e gökten indirdiği yiyecek.
Kujmaya: Kucaklamaya.
Kul Emrah: Ercişli Emrah.
Kulak Asmak: Dinlememek.
Kulak urma: Dinleme.
Kurbanam: Kurbanım.
Kurtulum: Kurtulayım.
Kurup: Kurmuş.
Kutbül aktap: Kutupların kutubu Hz. Ali Hacı Bektaş Veli.
Küffar: Tanrı tanımazlar.
Küfran: Küfürbaz.
Kühlan: Küheylan soylu Arap atı.
Kühüstan: Dağlık yer dağı çok olan mevki.
Külhan: Hamam ocağı hamamda suyun ısıtıldığı yer.
Küllivar: Tüm varlık.
Kümbet otağ: Kubbeli süslü büyük çadır.
Kümbet: 1. Kubbe. 2. Damı kubbe biçiminde olan yapı.
Kün: Tanrı'nın evreni yaratırken buyurduğu ''ol'' emri.
Künç: Köşe bucak kuytuluk.
Kürtük: Donmuş kar birikintisi.
Küş: Guş kulak duymak işitmek.
Küşat: Açış açılış merasimi açma fethetme.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yenipazar.forum.st
 
K Harfi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ~ Eğitim Forum ~ Öğretim Forumları :: Sözlük
-
Buraya geçin: