Sitemiz de Paylaşım yapmak için Lütfen Üye Olunuz :) Tşk Ederiz.



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 T Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
n-ahiT
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
avatar

UYARI :
0 / 1000 / 100

AKTİFLİK :
100 / 100100 / 100

Ruh Halim :
Erkek Mesaj Sayısı : 229
REP : 3
DoğumTarihi : 14/03/96
Kayıt Tarihi : 29/06/10
Yaş : 21
Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: T Harfi   Cuma Ağus. 27, 2010 4:29 pm

T

Tağ: Kavun karpuz gibi bitkilerin gövdeleri ve yerde kayılan kolları dalları*.
Taharetsiz: Temizlenmemiş pis.
Tahayyüm: Acıma rahmet kılma.
Tahayyür: Hayale getirme hayalde canlandırma.
Tahça: Duvar rafı duvara çakılmış kapaksız küçük dolap.
Tahir: Temiz.
Taht-ınan: Taht ile tahtla.
Talak: Boşama.
Talan: Yağma.
Talanmak: Yağmalamak yağma edilmek.
Talip: İstekli.
Talip: İsteyen istekli öğrenci bağlı olan.
Tam taşı: İşaret taşı.
Tama: Hırsla isteme aç gözlü.
Tamaşa: Temaşa seyretme hoşlanarak bakma.
Tamu: Cehennem.
Tamu: Cehennem.
Tan etmek: Hoş görmemek kötülemek yermek ayıplamak.
Tan: Güneş doğmadan önceki alaca karanlık.
Tana: Susuzluktan yanmak.
Tanış: Tanıdık kimse bildik.
Tanışak: Tanışalım.
Tan-yıldızı: Gün doğmadan önce doğu gözeriminde görülen parlak yıldız Çoban yıldızı. Kervanyıldızı Çulpan Venüs.

Tapşırırsa: Söylerse bildirirse.
Tapşırmak: 1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek ad söylemek.
Tarayı tarayı: Taraya taraya.
Tarhun: Yenilebilen ve hekimlikte kullanılan güzel kokulu bir bitki; tuzla otu.
Tariflemek: Tanımlamak.
Tarikat: Yol manevi yol usul tarz.
Tarlan: Doğan. Sarıya çalgın renkli iri pençeli doğan.
Tartılım: Tartılayım.
Tay: Denk eş.
Taya: Dadı süt anası.
Tecdid: Yenileme yeniden yapma.
Tecella: Tur Dağı'nda Tanrı'nın Musa'ya görünüşü.
Teferrüc: Fikretmek düşünmek fikri harekete getirmek.
Tehi dest: Eliboş züğürt.
Tek: Gibi.
Tekebbür: Kibirlenmek. Kendini büyük görmek.
Tekebbürlük: Kibirlenme büyüklük taslama.
Tekin: Gibi.
Telef olmak: Yok olmak ölmek.
Telli durna: Turna telli turna.
Telli: 1 .Kadın adı olarak 2. Sorguçlu kimi kuş türleri için kullanılır.
Temaşa: Gezme bakıp seyretme.
Temenna: Eli alnına götürerek selamlama işareti yapma.
Tene: Tane.
Ter: Yeni taze.
Tercüman: Kurbanlık koyun.
Terezi: Terazi.
Terkini: Belli bir saatte ve yerde buluşma için sözleşme.
Terlan yiyenni: Terlan yiyenli. Doğandan daha yırtıcı avcı kuş.
Terlan-terlen: Sarıya çalgın renkli iri pençeli doğan.
Terliyip: Terlemiş.
Tevekkül: İşi Allah'a bırakıp kadere razı olma.
Tevür tevür: Biçim biçim her halinle.
Tezbahar: 1. İlkbahar. 2. Erken gelen bahar.
Teze: Taze yeni.
Tezelenmek: Yenilenmek.
Tezelenmek: Yenilenmek.
Tezkin: Teşbih etmek benzetmek.
Tezze: Taze yeni.
Tezzele: Tazele yenile.
Tıfıl: Küçük çocuk.
Tığ-ı müjgan: Sevgilinin kaşları ve kirpikleri.
Tırıntaz: 1. Tirendaz ''tir-endaz'' ok atıcı. 2. Uyumlu giyinmeyi huy edinmiş kimse. 3. Çok temiz kimse.

Timar: Sağaltma iyileştirme.
Tir I: Benzer denk eş.
Tir II: Ok.
Tomur olmak: Tomurmak tomurcuklanmak kabarmak.
Tomur salmak: Tomur sürmek tomurcuklanmak filizlenmek.
Tomur: Kabartı ağaç ve asmalardaki filiz kabartıları.
Tor: 1. Ağ tuzak kapan. 2. Acemi toy bir işi yapmakta becerisi olmayan.
Tora ilişmek: Ağa takılmak tuzağa düşmek.
Tora salmak: Tuzağa düşürmek.
Tovuz: Tavus kuşu.
Toy I: Şölen düğün.
Toy II: Toy kuşu iri ya da orta boylu tüyleri kızıl ve esmer benekli bir av kuşu. Toygun: Ak ve çakır renkli doğan.

Toy tamaşa: Eğlence düğün dernek.
Toylak: Toy Kuşu.
Toylu tamaşalı: Eğlenceli düğün dernekli.
Tozarmak: Toz kalkmak.
Tozmak: Gezmek salınarak dolaşmak.
Tozumak: Tozarmak tozu kalkmak.
Tozuyan: Tozaran.
Töhmet: Karaçalma suçlama.
Tökmek: Dökmek.
Töküp: Dökmüş.
Tuba: Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç.
Tuğ: Başlangıçta Türklerce kutsal sayılan ve kutas-kotas adı verilen Tibet öküzünün sonraları atın kuyruk kıllarından yapılan sembol hükümdarın verdiği saygınlık belirten sorguç.

Tuğu terlen [terlan-tarlan]: Başında uzun tüyleri olan sarıya çalgın renkli iri pençeli avcı kuş; tuğlu doğan.

Tumaşa: Temaşa seyretme.
Tun: 1.Köşe bucak; gizli yer. 2.Yön semt.
Tundan tuna atmak: Diyardan diyara sürüp dolaştırınak bahtsızlığa uğratmak.
Tundan tuna: Uzak yerlere felaketten felakete.
Tur Dağı: 1.Bir dağ adı. 2.Dinsel inanca göre Tanrı'nın Musa'ya yüzünü yansıttığı dağ.
Turab: Türap toprak.
Turabınnan: Türabından toprağından.
Turan: Eski İranlılar tarafından Türk ülkesine verilen ad; Orta Asya.
Turap: Toprak.
Tuş gelmek: Karşılaşmak görünmek.
Tutam: Tutayıın.
Tutuban: Tutarak.
Tutum : Tutam demet deste.
Tutum: Tutayım.
Tüg: Tiiy telek.
Tümen. 1. İran para birimi. 2. İran'da binlik altın. 3. On bin.
Türki: Türkçe. Türk milletine has.
Tütün: Duman gönül yanığının dumanı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yenipazar.forum.st
 
T Harfi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ~ Eğitim Forum ~ Öğretim Forumları :: Sözlük
-
Buraya geçin: