Sitemiz de Paylaşım yapmak için Lütfen Üye Olunuz :) Tşk Ederiz.



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 H Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
n-ahiT
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
avatar

UYARI :
0 / 1000 / 100

AKTİFLİK :
100 / 100100 / 100

Ruh Halim :
Erkek Mesaj Sayısı : 229
REP : 3
DoğumTarihi : 14/03/96
Kayıt Tarihi : 29/06/10
Yaş : 21
Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: H Harfi   Cuma Ağus. 27, 2010 4:16 pm

H

Hab: Gizli saklı.
Habar etmek: Haber göndermek haber salmak haber iletmek.
Habar: Haber.
Haber eylemek: Haber göndermek haber vermek.
Hab-ı gaflet: Gaflet uykusu.
Hadi: Hidayete ermiş mürşit.
Hak ı yeksan: Yerle bir olmak.
Hak kelamı: Tanrı sözü Tanrı buyruğu.
Hak: Hakk Tanrı.
Hak: Toprak.
Hak: Toprak.
Hakayık: Hakikatler .
Hak-ı yeksan: Yerle bir toprakla bir.
Hak-i pay: Ayak toprağı.
Hakikat-i serencam: Baştan geçen gerçek olaylar.
Hakipay: Ayak toprağı ayak basılan toprak
Hakkın fermanı: Tanrınıın buyruğu.
Hal I: Durum.
Hal II: Yüzde ve vücutta bulunan ufak koyu renkli leke kabartı ben.
Hal: Ben.
Halas: Kurtulma kurtuluş.
Haldan: Halinden durumundan.
Halfet: Yalnızlık dervişlerin tapınma için tek başlarına bir yere kapanmaları alvet.
Halh: Halk
Hal-hal: Halhal kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik. 2. Bir yer adı.
Halhalınnan: Halhalından.
Halım: Halim.
Halıma: Halime.
Halın: Halin.
Hali: Tenha boş sahipsiz yer kayıtsız uzak.
Hallara: Hallere.
Halları: Halleri.
Hallarımızı: Hallerimizi.
Ham: Terbiye görmemiş kişi çiğ.
Hama kuşağı: Hama şehrinde dokunan bir cins kuşak.
Hama: Suriye'de Asi Irmağı kıyısında kurulu dokumalarıyla ünlü şehir.
Hamakat: Ahmak budala.
Haman-ı dil: Gönül eşi sevgili.
Hamaret: Kızıllık.
Hamayıl: Hamail muska tılsım bağ.
Hamza: Arap savaşçısı. Abdülmuttalib'in oğlu ve Hz.Muhammed'in amcası. Ölümü: Uhud Savaşı 625.

Han Ağrı: Ağrı Dağı
Han Aslı: Aşık Kerem'in sevgilisi Aslı-Han.
Han Emrah: Ercişli Emrah.
Han Selbi: Bkz. Selbihan.
Han: Eski Türkler'de kağana bağlı ya da bağımsız beylerin başkanı.
Han: Sofra.
Hane: Bağlam dörtlük
Hannar: Hanlar.
Hannas: Şeytan.
Hannon: Çok acıyan çok acıyıcı (Allah'ın adlarından biri).
Hanüman: Ev bark.
Har I: Diken.
Har II: Ateş.
Har od: Alevli alazlı ateş.
Har: Diken yıkılmış.
Harabat: Harabeler viraneler meyhaneler. Ziya Paşanın üç ciltlik antolojisi.
Harami: Haydut kır uğrusu.
Hark: Su yolu.
Hasanbey: Bir kavun türü.
Hasbeten lillah: Allah rızası için.
Haset: Kıskançlık.
Hasretem: Hasretim.
Hasretinnnen: Hasretinden.
Hastayam: Hastayım.
Haşa: Asla kesinlikle hiçbir zaman.
Haşimi: Yüzdeki benlere biçimlerine göre verilen bir ad.
Haşri neşir: Kıyamet.
Hat: Kaş saç kirpik.
Hatem: Çok cömert (adam) mühür üstü mühürlü yüzük Arap kabileleri
arasında tanınmış ''Tayyi'' kabilesine mensup ve cömertliği ile tanınmış ''İbnü Abd*-illah Bin Sad'ın lakabı.

Havar: Bağırtı yardım dileme.
Havarice: Dışarıdakiler yabancılar .
Havas: Heves istek.
Havf: Korku.
Hay: Kaygı.
Hayalımda: Hayalimde.
Hayallanmak: Hayale kapılmak dalgınlaşmak
Hayana: Ne yana ne tarafa?
Hayfa: Eyvahlar olsun yazıklar olsun.
Hayıfalmak: Öç almak.
Hayret: Şaşma şaşırma şaşakalma ne yapacağını bilememe.
Hayva: Ayva.
Hazer Etmek: Sakınma çekinme. Uzak durmak korunmak.
Hazret'i Mevla: Tanrı.
Heba olmak: Boşa gitmek ziyan olmak.
Heç: Hiç.
Heç: Hiç.
Hedeng: Ok.
Hele: Pekiştirme bağı özellikle hiç olmazsa önce.
Hemi: Hem hem de.
Hercai: 1.Hiçbir şeyde kararlı olmayan kimse gelgeç yeltek. 2.Aşkta değişken.
Herk: Anıza bırakma.
Hevik: Yazık.
Hey: Hey ey!
Heyder: Der der ki.
Heyran: Hayran.
Heyva: Ayva.
Hezar: Bin.
Hıfzet: Saklamak aklında tutmak.
Hına: Kına.
Hınalı: Kınalı.
Hırınan: Harman.
Hışm: Hışım öfke.
Hıyaban: iki tarafı ağaçlık geniş yol. Bulvar.
Hızır: Bkz: Hızır İlyaz.
Hızır İlyas: Bkz: Hızır İlyaz.
Hızır İlyaz: Hızır-İlyas. Hızır ve İlyas Peygamberler. Hızır ile İlyas'ın aynı ulu kişi oluğuna inanıldığı gibi Hızır ile İlyas'ı kardeş sayan halk inanışları da vardır. İnanışa göre İlyas yağmura egemendir. İlyas'ın peygamberliği Kur'an'da anılır. Hızır da Kur'an'da geçer. Halk inancına göre Hızır ölümsüzlüğe ''Bengisu''yu (Abıhayat) içerek kavuşmuştur. Hakk katından aşıklık bağışlananlara aşk badesini sunanlardan başlıcasıdır. Hızır inancını Gılgamış desdanına bağlayan görüşler de vardır. Hızır darda kalanlara yardım edicidir. ''Kul bunalmayınca Hızır yetişmez.'' Halk takviminde yazın başlangıcı sayılan 6 Mayıs (Hıdrellez (Hızır/Hıdır *İlyaz) günü Hızır ile İlyas'ın kavuştukları gün sayılır. İnanca göre Hızır'ın atı ''Bozat'' dır. Tüm Doğu Anadolu'da Hızır ''Bozatlı Hızır'' olarak anılır.

Hicab: Hicap utanma utanç.
Hicabınnan: Utancından.
Hicran piltesi: Ayrılık ateşi.
Hicran: Ayrılık.
Hicret: Memleketten memlekete göç Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi ki İslam takviminde tarih başı sayılır.

Hiçe Çalmak: Önem vermemek.
Hidayet: Olgunluk.
Himemat: Himmetler .
Hindi: Şimdi.
Hindi: Yüzdeki benlere biçimlerine göre verilen bir ad.
Hitam: Son nihayet bitme tükenme.
Hon u kudret: Kudret sofrası.
Honça çekmek: Armağan götürmek
Honça: 1.Bohça çıkın. 2.Bir yere giderken götürülen armağan. 3. Geline gönderilen armağan sinisi. 4. Sofra.

Horasan: İran'da bölge ve eski bir eyalet. İran yaylasının en doğu kesimindedir. Başlıca şehri Meşhed'dir.

Hoş [hoş]: Beğenilen zevk veren güzel.
Hoy: Batı İran'da Urmiye gölünün kuzey batısında [Çaldıran ovasının güney doğusunda] kurulu tarihi Türk şehri. Hoy Anadolu'nun alınmasında üs olarak kullanıldı. Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim arasındaki Çaldıran Savaşı Hoy yakınlarında yapıldı. (1514). İran-Osmanlı savaşlarında birkaç kez Osmanlılar'ın eline geçti. Hoy değişik halk destanlarında ve hikayelerinde geçer.

Hoy duzu: Hoy Ovası.
Hoyrat: Kaba kırıcı.
Hökmedin: Hükmedin.
Höküm: Hüküm yargı yargı kararı.
Hu: Ünleme selam.
Hub: Güzel hoş iyi sevgi.
Hub: Güzel hoş iyi.
Huban: Güzeller iyiler.
Hubbu'l-vatan: Vatan sevgisi.
Hublar şahı: Güzeller güzeli güzel kadınların en üstünü.
Hubluğun Çağı: Güzellik çağı.
Huda: Tanrı.
Huda: Tanrı..
Huma: [bkz: hüma]
Humar: Baygın bakışlı.
Humar: İçkiden sonra gelen baş ağrısı sersemlik.
Humarlanmak: Baygınlaşmak süzülmek.
Hun: Kan kanlı.
Hurç: Heybe.
Huri: Cennette yaşadığına inanılan kızlara verilen ad genç ve çok güzel kadın.
Hus-ı cemal: Güzel yüz yüz güzelliği.
Hükmeder: Hükmeder.
Hüma: Hüma. hümay. Güvercin büyüklüğünde zümrüt yeşili kanatlı üzerinden gcçtiği kimselere zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan kuş [Huma kuşu] devlet kuşu.

Hünkar: Kaşların güzelliğini anlatmak için kullanılan bir benzetme.
Hünkar: Padişah Osmanlı'da yalnız padişah için kullanılan bir san.
Hünkar: Padişah sultan hükümdar .
Hüri misal üzlü: Cennet güzeli yüzlü cennet güzeli benzeri.
Hüri tek: Huri gibi.
Hüri: Huri.
Hürü: Huri.
Hürüsen: Hurisin.
Hüsn i cemal: Güzel yüz yüz güzelliği.
Hüsn i yar: Sevgilinin güzelliği.
Hüsn: Güzel iyi güzellik iyilik.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yenipazar.forum.st
 
H Harfi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ~ Eğitim Forum ~ Öğretim Forumları :: Sözlük
-
Buraya geçin: