Sitemiz de Paylaşım yapmak için Lütfen Üye Olunuz :) Tşk Ederiz.



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 D Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
n-ahiT
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
avatar

UYARI :
0 / 1000 / 100

AKTİFLİK :
100 / 100100 / 100

Ruh Halim :
Erkek Mesaj Sayısı : 229
REP : 3
DoğumTarihi : 14/03/96
Kayıt Tarihi : 29/06/10
Yaş : 21
Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: D Harfi   Cuma Ağus. 27, 2010 4:13 pm

D

Dad: 1.Yakınma anlatan vah eyvah anlamında bir ünlem. 2. Ey hey anlamında bir ünlem.

Dağ salı: Dağ düzlüğü dağ eteği.
Dağ: Kızgın demirle vurulan özlük belirtici damga işaret nişan.
Dağdağa: Çekişme anlaşmazlık.
Dağlanmak: 1 .Kızgın demirle damgalanmak. 2. Yanmak. 3.Sağaltma amacıyla vücudun yaralı ve sayrılıklı bölümlerinin kızgın demirle yakılması.

Dağlı: Damgalı.
Daha: Bundan sonra.
Daim: Sürekli her an daima.
Dal: Omuz omuz başı.
Dalam: Dalayım
Dalda: Gölge.
Daldalanmak: Gölgelenmek.
Daldalık: Gölgelik.
Dalgerdan: 1.Güzel göğüs. 2.Vücudun omuzla birlikte göğüsten yukarı bölümü büst. Dalıptır: Dalmıştır dalıyor.
Dallanmak: Salınmak sallanmak.
Daluptur: Dalmıştır dalıyor
Dam: Tuzak.
Dane: Tane tohum çekirdek.
Dane-i kısmet: Kısmet tohumu.
Danışmak: Konuşmak.
Danıştırmak: Konuşturmak.
Dankilom: Rum kadın ismi.
Dar çekmek: İdam edilmek.
Dar gün: Kara gün; sıkıntılı zor bunalımlı an.
Dar I: Sıkıntı bunalım .
Dar II: Darağacı ölüm hükümlülerini asmak İçin kurulan -kullanılan- sehpa.
Dar: Ev yer dar ağacı.
Dara çekilmek: Dağarcında idam edilmek asılarak İdam edilmek.
Dara çekmek: Darağacında idam etmek.
Dara düşmek: Sıkıntıya düşmek zorda kalmak bunalmak.
Daranmak: Taranmak.
Dar-ı Mansur: Hallac-ı Mansur'un idamı.
Darılıpsan: Darılmışsın.
Darıyıp: Taramış.
Dartmak: Tartmak.
Daş: Taş.
Daylak: Tüylü devenin erkeği.
De ki: Sanki tut ki.
Değer: Dokunur.
Değilem: Değilim
Değilem: Değilim.
Değişke: Varyant.
Dehr: Dünya zaman devir.
Dehr-i zulmet: Zulüm devri.
Dem etmek: Sazla çalıp söylemek.
Dem: Soluk nefes ses.
Deman: (Damen) etek.
Demek: Söylemek.
Demi devran: Dünya demi. (Devir zamanı)
Demkeş: Devamlı öten bir güvercin cinsi şarap içen
Der: Der söyler
Dercetmek: Toplamak.
Derde çatmak: Derde düşmek.
Derdimend: (Derdmend) tasalı kaygılı dertli.
Dergah: Tekke.
Derilmek: Toplamak.
Deriptir: Toplamıştır.
Dermek: Toplamak.
Dertli Emrah: Ercişli Emrah.
Derun: İç taraf dahil kalp.
Dest: El.
Deste: Demet; sıra.
Devran: Dünya zaman.
Devr-i cihan: Dönen dünya.
Devşirmek: Toplamak toparlamak.
Deyer: Der ki söyler ki.
Deyişmek: Karşılıklı şiir söylemek.
Dırığ: Esirgemek.
Di: Söyle.
Didar: Yüz çehre.
Didarın kıyamete kalması: Sevgiliyle kavuşmanın sevgiliye kavuşmanın kıyamete kalması.
Dide seli: Gözyaşı.
Dide: Göz.
Dilber: Güzel.
Dilçevüren: Dilçeviren söz gezdirici dedikoducu.
Dildar: Sevgilisinin gönlünü çelmiş.
Dil-inen: Dil ile [dilinen=diliyle ]
Dimek: Demek söylemek
Din uğrusu: Din hırsızı.
Dinnemek: Dinlemek.
Dinnemez: Dinlemez.
Dir: Derlemek toplamak bir araya getirmek.
Diskinmek: Korkudan sıçramak: uykudan sıçrayarak uyanmak.
Diş: Düş rüya.
Divana: Divane.
Diyek: Diyelim söyleyelim.
Diyeller: Derler söylerler.
Diyer: Der söyler.
Diyiş: Deyiş şiir.
Dodağ [dodah]: Dudak.
Dodağınnan: Dudağından.
Doğancı: Erciş'in Altındede (Zilan) bölgesindeki eski bir yerleşim alanı.
Dolama: Çuha giysi kat kat giysi.
Dolu: 1.İçki. 2.Halk inancında Pir'in Üçler'in Erenler'in-Hakk katından aşıklık verilenlere sunduğu kutsal içkiyle dolu kadeh kase.

Donburcuh-dunburcuh: Tomurcuk.
Doru: Bir at tonu. [Gövdesi kızıl yelesi ve (çoğunlukla) ayakları kara olan at.]
Dost: 1. Tanrı. 2. Sevgili
Dostlar dostu: Zor durumda kalana yardım edici Hızır.
Doymiyi: Doymuyor.
Döndi: Döndü.
Dönmenik: Dönmeyiz.
Dört iklim: Dört yön; Doğu batı güney kuzey yönlerindeki ülkeler.
Dört kitap: Büyük dinlerce kutsal sayılan dört din kitabı. Kur'an İncil Tevrat Zebur .
Dört köşe: Dört yön. Doğu batı kuzey güney yönleri bu yönlerdeki ülkeler yerler.
Döş: Etek.
Döşek: Yatak minder.
Döşürmek: Devşirmek toplamak.
Dözmek: Katlanmak dayanmak.
Dudu: (Tuti) Dudu kuşu papağan.
Dudu: Papağan türünden taklit yapan bir kuş.
Duman: Bulut sis.
Duram: Durayım.
Durasan: Durasın.
Durasız: Durasınız.
Durmuşam: Durmuşum.
Durmuyi: Durmuyor.
Durna: Turna.
Durupsan: Durmuşsun duruyorsun durmuşsan duruyorsan.
Dutar: Tutar.
Dübeş: Tavla oyununda zarların iki beşi göstermesi.
Dübür: İki yaşındaki erkek keçi.
Dügü: Pirinç.
Dühan: Tütün duman. Kur'an-ı Kerim'in 44. suresinin adı.
Dülbent: Yazma.
Dür eyle: Uzak dur.
Dür: İnci.
Dür: Uzak doğmak bölüm. İlahi rahmetten kısmen veya tamamen yoksun olma
Düş: Rüya.
Düşdi: Başladı koyuldu.
Düşeliden: Düştüğünden beri düştüğü an.
Düşem: Düşeyim.
Düşersiz: Düşersiniz.
Düşgüni: Düşkünü.
Düşim: Düşeyim.
Düşmek: İnmek.
Düşüpsen: Düşmüşsün düştün.
Düşüptür : Düşüyor düşmededir.
Düz: Kır ova çöl.
Düzmek: Dizmek sıralamak süslemek.
Düzülür: Dizilir sıralanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yenipazar.forum.st
 
D Harfi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ~ Eğitim Forum ~ Öğretim Forumları :: Sözlük
-
Buraya geçin: