Sitemiz de Paylaşım yapmak için Lütfen Üye Olunuz :) Tşk Ederiz.



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 A Harfi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
n-ahiT
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
avatar

UYARI :
0 / 1000 / 100

AKTİFLİK :
100 / 100100 / 100

Ruh Halim :
Erkek Mesaj Sayısı : 229
REP : 3
DoğumTarihi : 14/03/96
Kayıt Tarihi : 29/06/10
Yaş : 21
Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: A Harfi   Cuma Ağus. 27, 2010 3:57 pm

A

A'da : Düşmanlar
A'lem : Daha iyi bilir bilirim
Ab: Su
Ab-ı Efsun : Göz yaşı
Ab-ı Hayvan : Dirilik suyu bengisu
Ab-ı Kevser : Kevser suyu
Ab-ı Mutahhar : Temiz su
Ab-ı Nisan : Nisan yağmuru söylenceye göre nisan ayında sedefler deniz dibinden su yüzüne çıkıp yağmur danelerini içine alıp. sedef yaparmış.''

Abad : Zengin olma varlıklı olma bayındır.
Abı-puş : Aba giyen derviş fakir
Abd : Kul köle
Abdal : Gezgin derviş. Derviş Tanrı sevgilisi kırk din ulusundan biri. Saçlarını kaşlarını bıyıklarını ve sakallarını usturayla tıraş ettiren davul ve dümbeleklerle sancaklarla toplu halde gezen Şii -Batıni bir derviş topluluğu doğrudan doğruya derviş anlamına da gelir.

Abdal: Abdal donu: Gezgin derviş giysisi derviş görünüşü.
Abes : Boş asılsız saçma
Abeş: Kula renkte at alacalı hayvan.
Ab-ı zemzem: Kabe yakınlarında bir kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu.
Abı Hayat : Ölümsüzlük suyu bengisu
Abidane: İbadet edene yakışacak bir surette.
Abus : Somurtkan
Acem: İranlı.
Acem dağları: Batı İran dağları.
Acep: Acaba
Açak: Açalım
Açaram: Açarım
Açılcağ: Açılınca gelince.
Açılıptur: Açılmıştır.
Adib : Edepler töreler
Adalet : Hak tüze
Adave : Düşmanlık
Adavet : Düşmanlık buğz yağılık
Adem : İlk peygamberin adı insan
Ademiyet : İnsanlık insancılılık
Adem : Yokluk hiçlik
Adet : Görenek sayı
Adlım: Ünlü ünü büyük.
Adu taşı: Düşman taşı.
Adu: Düşman hasım.
Adü : Düşman yağı
Adüvan : Can düşmanı
Afak : Ufuklar gökyüzünün kenarları
Ağ: Ak.
Ağca: Akça aka yakın alacalı.
Adu: Düşman.
Agah: Vakıf bilen.
Ağ lavaş: Yufka ekmek. Ak undan yapılmış yufka ekmek.
Ağ mercan: Ak mercan. [mec. Ak meme sevgilinin süt gibi ak olan memesi.]
Ağca ceyran: Ak ceylan. ''Ağca ceyran sürme çekip gözüne.'' (Ak ceylana benzetilerek sevgilinin güzelliğinin vurgulanması.)

Ağ-gızıl: Ak kızıl karışığı renk alacalı
Ağıl: Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği çit ya da duvarla çevrildiği yer.
Ağır sufra: Şölen sofrası.
Ağır zürbe: Yabankazı yabanördeği turna gibi kuşların uçarken yaptıkları büyük dizi katar.

Ağlaram: Ağlarım.
Ağmak: Akmak karışmak. ''Sırdaş olup ağ sulara.''
Ağu: Ağı zehir.
Ağyar: Başkaları.
Ah ü firaz: Ah edip inlemek ağlamak.
Aharam: Akarım. ''Aharam seller içinde.''
Ahd ü peyman: Yemin and.
Ahd: Vadetme söz verme.
Ahdipeyman-ahdipeyman: Ant anta dayalı sözleşme antlaşarak yapılan sözleşme.
Ahenger: Demirci.
Aheste : Yavaş ağır yavaş yavaş
Ahıl: Akıl
Ahi : Esnafı öğütleyen Fütuvvet ehlinin şeyhi Kardeşim (Bir
esnaf teşkilatı olan ve bilhassa XIII-XVI. yüzyıllarda Anadolu ve Rumeli'de yaygın bulunan Fütuvvet ehli
şeyhlerine de <> derlerdi)

Ahibba : Dostlar sevgililer
Ahir: En son sondaki nihayet son olarak.
Ahlak : Huylar davranışlar Etik.
Ahmer: Kırmızı kızıl.
Ahsen-i takvim: En güzel kıvama koyma Cenab-ı Hakkın her şeyi kendisine layık en güzel kıvam sıfat ve surette yaratılması.

Ahsen : Çok güzel
Aht : Sözleşme
Ah-u zar: Yüksek sesle ağlama dövünme.
Ahü : Ceylan güzellerin gözü (Mec)
Ahval: Durum durumlar.
Ahval: Haller vaziyetler oluşlar .
Ahz : Almak
Akça : Para
Akdem : İlk önce önceki daha önceki
Akıl yetirmek: Akıl erdirmek.
Akl-ı cüz : Cüz'i akıl tikel us
Akl-ı Küll : Tüm akıl; Tanrı bilgisi
Akl-ı Mead : Ahirete dönük akıl
Akşamaca: Akşama değin akşama kadar.
Aktöre Atayi : Armağan.
Al: Hile aldatma işi.
Al-i aba : Muhammed Ali Fatıma Hasan ve Hüseyin'den oluşan
kutsal topluluk

Al-i Yezid : Muaviye'nin oğlu Yezid ve onun soyundan gelenler
Al malı: Yağlık başa bağlanan örtü al renkli çapı vala
Ala göz: Ela göz.
Ala: Ela.
Alacabaz: Doğan aladoğan ''Eli alacabazlının''
Aladağ salı: Aladağ düzlükleri.
Aladağ: Erciş'in kuzeyinde yer alan dağ sırası. Dede Korkut'ta da geçer. Van Gölü'ne dökülen Deliçay Hacıdere ve Zilan akarsuları Aladağ sır.asından doğar.

Alaik : Alakalar ilgiler
Alak: Alalım.
Alakaftan: Alaca kumaştan yapılma giysi. Kınalı kekliğin (dağ kekliğinin) siyah ve pas rengi gerdan ve siyah çizgilerle bezeli yan tüyleri.
Alasan: Alasın.
Alçağ [alçah]: Alçak yer yüksel olmayan yer.
Alçağa: Alçak yere.
Alçak: Yüksek karşıtı yüksek olmayan yer ova.
Al duvağ: AI duvak. Gelinin yüzüne örtülen al renkli ipek örtü duvak.
Alef : Cana yakın teklifsiz.
Alem: Yeryüzü ve gökyüzü nesnelerinin tümü Evren. Dünya Acun.
Alışaban: Tutuşarak. ''Alışıban yanaram men''
Alışmak: Tutuşmak alev almak alevlenmek.
Ali: Büyük yüksek üstün yüce aziz olan.
Ali: Hazreti Muhammed'in damadı ve amcası Ebutalib'in oğlu .
Alişan: Şan ve şerefi büyük olan meşhur bir çeşit lale.
Allah-amandır: 1-Şaşma beğenme duygusunu gösterme. 2-Allah aşkına.
Alma: Elma.
Alma teki: Elma gibi elma benzeri.
Aluptur: Almıştır.
Alvala: Al renkli ipek dokuma yüz örtüsü.
Amal: Amel yapılan iş eylem edim.
Aman: Sığınca koruyucu dayanma gücü umut.
Amana düşmek: Sığınarak bağışlanma ya da yardım dilemek
Amanat: Emanet.
Amanı aldırma: Umursamazlık zora koşma
Amber: Amber kokusu güzel koku. [Amberbalığı'ndan elde edilen güzel kokulu kül rengi madde güzel kokulu kimi maddelerin ortak adı ]

Amel: Niyet itaat dini bir emri yerine getirme. (Bi amel: Amelsiz)
Anasır: Elemanlar öğeler.
Anber: Amber.
Andelip: Bülbül seher kuşu.
Annac-annaç: Karşı karşı yön. ''Annacımdan gelen güzel''
Aparmak: Götürmek alıp gitmek. ''Felek can aparır...''
Arabi: Arapça Arap kavmine mensup.
Araram: ararım.
Arasın: Arasını
Arayı arayı: Araya araya
Araz: Aras Nehri.
Argaç: Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer düz dağ sırtları.
Arkuru-arkurı inen: Karşı çıkan.
Arma: Eskiden erkeklerin askerlerin bellerine bağladıkları fişeklik.
Arş: İslam dini inanışına göre göklerin en yüksek katı dokuzuncu kat gök.
Arz'edilen-arzu ediben: Arzu ederek arzulayarak.
Arzıhal: Sunu sunma. ''Arzıhal eyledim visal baçımı''
Arzın al: Arzu ettiğini al. (88/3) [arz: Arzu]
Arzı'nan Kamber: Yaygın bir halk hikayesinin kahramanları Arzu ile Kamber.
Arzuman: Arzu dayanılması güç istek.
Asitan: Dergah tekke kapı eşiği.
Aslı hariç: Soyu belirsiz yabancı.
Aslı pak : Temiz soylu
Aslı kıt: Soysuz verimsiz.
Asuman: (Asman) Gök sema.
Aş: Yemek
Aşarsız: Aşarsınız
Aşere -i Mübeşşere : Cennete gidecekleri Hz. Muhammed tarafından bildirilen on İslam büyüğü Ebu Bekir Ömer Osman Ali Talha bin Ubeydullah Zübeyr bin A vvam Abdurrahhman bin A vf Ebu Ubeyde bin Cerrah Sait bin Zeyd Sad bin Ebi vakkas.

Aşık Emrah: Ercişli Emrah.
Aşık mısan: Aşık mısın.
Aşıkan : Aşıklan gibi açıkçasına.
Aşırma: Kova bakraç.
Aşikar : Açık gizli değil
Aşina : Bildik tanıdık
Aşiyan : Kuş yuvası ev mesken
Aşk dolusu: Halk inancına göre Pir'in Üçler'in Erenler'in içirdiği aşk şarabı.
Aşlak: Aşılama aşı.
Aşna: (Aşina) Bildik tanıdık bilen tanıyan ahbab.
Aşna: Aşına dost tanıdık.
At: Satranç oyununda iki taşın adı.
Ataş-ataşa: Ateş ateşe.
Ataşına: Ateşine.
Ataşlara: Ateşlere.
Ataşlı: Ateşli.
Ati : İyilik ihsan
Atlanıban-atlanuben: Atla atlanarak atlı olarak.
Attar : Güzel kokular satan aktar.
Avara: Avare boş yararsız.
Avara: Boşta gezmek işsiz oyalanmak.
Avare : Başı boş işsiz.
Avatmak : Avutmak teselli etmek
Avaz: Yüksek ses
Avcu: Avcı
Avdet : Dönüş
Avlak: Av alanı. (avlağı-Av alanı)
Avn : Yardım yardım eden
Avsın almaz mar: Büyü tılsım tutmayan yılan.
Avsın: Büyü tılsım.
Avurd : Yanağın iç tarafı boş yeri.
Avurmak : Eğilmek çevirmek
Avuni: Avını.
Ayakça: Ayak kelepçesi ayak bağı.
Ayan : Belli açık meydanda
Ayat : Ayetler
Aydıvar : Söyler
Ayet-i Kurba : Kur'an Şura suresinin 23. ayeti. Burada ''Ya Muhammed sen ümmetine söyle ki; size tebliğ ettiğim din hükümlerine mukabil akrabana (yakınlarına) muhabbetten başka bir şey istemem'' denmektedir. Ayette ''akrabanın karşılığı'' fil-kurba'' sözcüğü bulunduğu için ayet bu adla anılmaktadır .

Ayet: Kur'an'ın herhangi bir cümlesi.
Ayine : Ayna
Aylak : İşsiz güçsüz
Aymak : Söylemek hitab etmek
Aymak: Uyanmak farkına varmak.
Ayn : Göz göz pınarı asıl kendisi
Ayn-el -yakin : Bir şeyi kendi gözüyle görüp öğrenme.
Ayn el yakin: Gönül gözü. Tanrı'yı gerçek olarak gözle görerek bilme sofilere göre bilgi bilmek görmek ve olmak aşamalarına ayrılır. Bir şeyi bilmeye ''ilm-el yakıyn'' bilgisini görüş haline getirmeye ''ayne'l* yakıyn'' bilginin oluş haline gelmesine ''Hak el yakıyn'' denir.

Ayn-i irşid : İrşadın ta kendisi. Aydınlatma
Ayn-i rah: Yol gözlemek.
Ay'nan: Ayla ay ile ''yeri ay'nan gün'ün arasındadır.''
Aynası: 1. Yüzü 2. Göksü.
Ayrılmanam: Ayrılmam ayrılamam.
Azad: Serbest bırakma azat.
Azim : Kesin karar verme irade
Azimet : Gitme gidiş
Aziz : Sevgide üstün tutulan
Azizan : Dostlar erenler
Azl : İşten çıkarma
Azheri : Belli
Azmış : Yol sapıtmış

Bu Mesajda Göremediğniz Sözleri Bu Konuda Paylasa Bilirsiniz !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yenipazar.forum.st
 
A Harfi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ~ Eğitim Forum ~ Öğretim Forumları :: Sözlük
-
Buraya geçin: